You are here:  
 

players

 > 

azref

 > 

blog

login / register
Login
GameDesire - play free online games. Snooker, pool, chess, poker texas holdem, mahjong, backgammon, yatzy, word games and card games. Rankings, ladders, and tournaments...

In order to login your browser has to have cookies unblocked .
 
   

Latest photos

Search for user

World Map

Search for blog

Achievements

 
Search player
 
Recent profiles
Turaxo
M 23, Turkey
irek933
k@rki
M 21, Poland
grzybus1988
M 19, Poland
dezerterr
M 29, Poland
valentina_72
F 36, Chile
nikola69
F 22, Poland
ewela120
F 23, Poland
dziubeleczek
M 24, Poland
!!PRO_PAIN!!
M 18, Netherlands
 
 
   

AZREF



Points: 60
Latest achievements:
  •   

last connection:  18 hours 55 minutes ago   

Pool 8





ProfileAlbumsMapFriendsBlogRoomsResultsTournaments
 
Notes:
 
Show results in the groups of :
10
3050100


Pages: 6
6


LÜTFEN OKUYUN!..(Bir dönem bir genel müdür yardımcılığı yapmış birisi anlatıyor)
Bir dönem bir genel müdür yardımcılığı yapmış birisi anlatıyor:

"Sene 1965. Bir genel müdürlükte özel kalem müdürü yardımcısıyım.. Bayrama 10 gün var.. Benim müdür hastalandı.. Ben ise işe gireli 2 hafta olmus, olmamış.

Genel Müdür bey beni çağırttı:
- Tebrik kartları hazır mı?.. Şaşırdım:
- Anlamadım! Hangi kartlar efendim?

- Aman evladim, Şükrü Bey sana söylemedi mi? Bayram geldi, tebrik kartları şimdiye kadar hazır olmalıydı.. Tüh tüh.. Eyvah...

- Çabuk hemen hazırlayıverin.
- Emredersiniz efendim! dedim. Ancak sabaha kadar 3 bin kartı nasıl yazacağım?

Genel müdür bey, bütün kartları çini mürekkebiyle ve en güzel yazımla yazmamı istedi. 3 bin karttan 2 bin tanesini kendisinden makamca alt'takilere şu sekilde yazacaktım:

"Bayramını kutlar, gözlerinden öperim"

1.000 tanesi de üst makamdakilere olacaktı ve onlarda da şu ifade yer alacaktı:
"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim." Sabaha kadar 3 bin kart, düşünebiliyor musunuz?!?..

Ne yapalım? Çaresiz mecburen kolları sıvadım ve başladım öncelikli 2000 karta:


"Bayramını kutlar, gözlerinden öperim",
"Bayramını kutlar, gözlerinden öperim",
"Bayramını kutlar, gözlerinden öperim"
...

1, 5, 10, 18, 28, 58, 108, 188, 558.. Yazıyorum, yazıyorum bitmiyor!.. Nasıl sıkıntı bastı bir bilseniz!... 738, 918..

2,5 paket Samsun'u bu arada bitirmişim. Öyle işkence çekiyorum ki, ekmek parası olmasa bırakıp kaçacağım. Sıra 2000. karta geldiğinde şafak söküyordu. Ben de bitmişim ama önümde hala yığınla kart duruyor!

Şimdi de 1.000 tane de üst makamlara yazılması gerekenler var. 4. Paket sigarayla birlikte "Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim"e başladım..

Boyuna yazıyorum, göz kapaklarim iyice ağırlaştı, takoz koysam gene de kapanacak.

209, 529, 689.. Yaz babam yaz.. Ama artık kalemi parmaklarımın arasında tutamaz oldum. Ben kaleme değil, kalem bana hakim:

"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim."
"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim."
"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim."
...

Ve bir müddet sonra gerisini nasıl yazmışım hiç hatırlamıyorum:

"Niyaz ederim başarılı günler sizinle eşinizin bayramını kutlarken.."

"Kutlarken eşinizin bayramını saygıyla sıhhatli günler diler Niyazi ile beraber ederim.."

“Sizin, niyazi ile eşiniz birlikte bayramınızı sıhhat dilerim, tebrikle beraber.”

"Niyazi ile birlikte sizin ve eşinizin bayramını kutlarken ayrıca sıhhatle ederim.."

"Önce bayramınızı başarılı eder, sonra eşinizle Niyazi'ye tebrikli günler dilerim.."

"Sizin de eşinizin de Niyazi'nin de bayramını saygıyla eder, sıhhatli tebrik dilerim.."

“Bayramınız niyazi ile sıhhat bulsun, eşiniz ile birlikte tebrik olsun”

"Sıhhatli eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, Niyazi'ye başarılar diler aynı zamanda ederim.."

"Bayramınıza etmeden önce eşinizi saygıyla kutlar Niyazi'nin gözlerinden öperim.."

"Sizin de, eşinizin de, Niyazi'nin de, bayramini da, tatilini de, gemlisini de, geçmisini de bayramını beklerim.. Saygiyla tebrik ederken.."

"Önce niyazi bayramı tebrik etsin, yok öyle yağma, ben size ve eşinize sıhhat dilerim sonra"

“Bayram günü eşiniz ve niyaziye dikkat edin, size de daha bayram gelebilir.”

“Niyazi bey bayram günü eşiniz ile birlikte sizi sıhhat ile tebrik etsin”

“Tebrik ederim niyaziyi, eşiniz ile birlikte sizin bayram sabahı sıhhatinizi dilemiş”

Sabah tam mesai saatinde, gözlerim kan çanağı bir halde kartları yetiştirdim.. Genel müdür bir-ikisine şöyle bir baktı: "Aferin" dedi.

"Güzel yazmışsın. Hemen postalayın!" Bizde HEMEN POSTALADIK!..

3 gün sonra da önce bizim genel müdürü, sonra da tahmin ettiğiniz gibi bendenizi postaladılar!..

***

Eveeet, yahu ben bu ara Niyazi'yi merak ettim: Niyazi Nereden çıktı? :))))

Selametle kalınız.
 
Posted at 2008-03-19 04:02:38 PST(UTC-8H)
| Comments(2) | Permanent link
 
MATRAK ÜNİVERSİTELİ ÖĞRENCİ EFSANELERİ....

 


ODTÜ Felsefe öğrencilerini en çok zorlayan hocalardan biri yıllık olan
dersinin final sınavında sınıfa gelmiş ve sınav sorusu olarak tahtaya,
"Why?" (Neden?) yazmış. Öğrenciler ilk önce ne yazacaklarını şaşırmışlar,
sonra herkes birşeyler yazmaya başlamış.
Yalnız bir öğrenci, sınavın ilk dakikasında kağıdını teslim etmiş.
Öğrencinin cevabı da soru gibi kısaymış: "Why not?" (Neden olmasın ki?) Bu
öğrenci sınavdan "100" almış.


*****
Aynı hoca başka bir sınavda "risk nedir?" diye soruyor. Yine bir öğrenci
sınavın ilk 10 saniyesinde teslim ediyor kağıdını. Kağıdın üst kısmında
sadece isim-soyadı yazıyor, gerisi ise bomboş beyaz yaprak. En altta ise
"İşte risk budur" diye yazıyor. Ve sonuçta da sınıftaki en yüksek notu
alıyor.


*****
Hocanın bir sonraki sınavında yine "Risk nedir?" sorusuyla karşılaşan
öğrencimiz tekrar boş kağıt verince bu sefer 0 alıyor. Tabii koşa koşa
hocaya gidip sebebini soruyor. İşte cevap: "Aynı şartlar altında, aynı riski
iki kere almak aptallıktır!"


*****
Hocamız bir başka sınavda derse giriyor ve tek soru soruyor: "Atatürk ne
yaptı?". Bütün öğrenciler harıl harıl yazmaya başlıyor, kağıtları
dolduruyorlar. Sınav sonucunda herkes ortalama notlar alıyor. Bir öğrenci
ise 100 alıyor. Bu öğrencinin cevap kağıdında şu yazıyor: "Ne yapmadı ki!"


*****
Bu tür öğrenciler ve değerlendirmeler Hukuk Fakültelerinde yok mu? Elbette
var. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde Hocanın biri sınavda, o
günlerde devam etmekte olan bir davanın detaylarını vermiş ve sonucun ne
olacağını sormuş. Tabii, bütün öğrenciler ha babam, de babam, sayfalarca
yazmaya başlamışlar. Ama bir öğrenci kağıdını sınavın ilk dakikasında
vermiş. Ve buna rağmen 100 almış. Öğrencinin yanıtı tek cümleymiş: "Devam
eden dava hakkında yorum yapılamaz."


*****
Bir efsane de tıpçılardan: Olay bir tıp fakültesinin anatomi dersinde
geçiyor. Okulun en iyi hocası, anatomi dersine ilk kez giren öğrencilerine;
"Tıpta iki önemli şey vardır" demiş, "İlki, hiç bi şeyden
iğrenmeyeceksiniz!"Bunu söyledikten sonra işaret parmağını önündeki
kadavranın makatına sokmuş, şööyle bir karıştırıp çıkarttığı parmağını hop
diye ağzına sokmuş ve emmiş. Ardından öğrencilerden de aynısını yapmalarını
istemiş.
Genç tıp öğrencileri, kızara bozara aynı şeyi teker teker yapmışlar. Bunun
üzerine Hoca öğrencilerine dönüp; "İkinci önemli şey ise çok dikkatli
olmaktır" demiş ve eklemiş, "Mesela ben demin hastanın makatına işaret
parmağımı soktum ama orta parmağımı emdim!"...


*****
Bir kız yurdunda kalan kızlar, artık temizlik görevlisine olan
kıllıklarından mıdır yoksa nerden çıktığı belli olmayan bir yurt
geleneğinden midir, her sabah dudaklarına ruj sürdükten sonra aynaya öperek
iz bırakıyorlarmış.


Yurt müdürü ne yaptı ettiyse bu alışkanlığı ortadan kaldıramamış. Diğer
yandan temizlik görevlileri de iyiden baş kaldırmaya başlamışlar. Sonunda
müdürün aklına parlak bir fikir gelmiş. Hemen bir duyuru yapıp, kızları
toplantıya çağırmış. Neyse toplanmış bunlar. Müdür "Buyrun tuvalete" demiş.
Hep birlikte, temizlik görevlisinin beklediği umumi tuvalete girmişler.
Aynalarda sabahki ruj izleri hala duruyormuş.


Müdür "Arkadaşlar" demiş, "Bazılarınız dudaklarına ruj sürdükten sonra
aynaları öperek çıkması güç izler bırakıyor. Temizlik görevlilerimiz bunları
temizlerken zorlanıyor. Sizleri görevlimizin bu temizliği yaparken ne kadar
zorlandığını bizzat görmeniz için topladım. Bakın ve görün". Sonra görevliye
bir işaret çakmış. Bizimki gayet sakin bir şekilde tuvalet fırçasını almış,
klozetteki suya daldırmış ve aynayı temizlemiş. O günden sonra bir daha o
yurtta tuvaletlerde dudak izine rastlanmamış.


 

 
Posted at 2008-03-18 12:24:13 PST(UTC-8H)
| Comments(4) | Permanent link
 
Bizim Temel.....
Temelle dursun amerikada üniversite okuyolarmış. Temel okullar tatil olunca dursuna demişti ula dursun haçen ben bi köye gideyrum sen karneleri alınca pa haper ver telefonu anam açarsa ona deki 1 tane ...

Temel, genç kalmak için her gün 5 km. yürüyormuş. İşler nasıl gidiyor Temel; bir problem var mı? diye sormuşlar. Temel cevap vermiş: Zaman zaman araba bozuluor yolda kalıyorum, demiş. ...

Turistin teki yolda yürüyormuş gezmek için vapura binmiş tam inerken denize düşmüş help helpo diye bağırıyormuş. Tam o sırada temel gelmiş. İngilizce öğreneceğine yüzme öğrenseydin eşşoğlu eşek demiş. ... 
Posted at 2008-03-13 10:38:22 PST(UTC-8H)
Comments(0) | Permanent link
 
BİZİM TEMEL......
Gümrük kapısından bir İngiliz, bir Fransız, bir Türk geçmek için bekliyorlarmış. Gümrük görevlileri valizlerini kontrol etmeye başlamış. Önce İngiliz'in valizine bakmışlar. İçinden 7 adet don çıkmış. "Niye 7 tane?" diye İngiliz'e sormuşlar. O da "Haftanın yedi gün var. Hepsi için bir tane. Pazartesi, Salı, Çarşamba..." demiş. "Vay be! Helal olsun medeniyete, temizliğe bak adamlardaki." Sıra Fransız'ın valizine gelmiş. açmışlar bakmışlar 8 tane don. "7'yi anladık da niye 8?" diye sormuşlar. Fransız "Pazartesi, Salı, Çarşamba... Hergün için bir tane, bir tane de ne olur ne olmaz diye yedek aldım" demiş. "Vay be! Adamlardaki temizliğe medeniyete bak!" demiş görevliler. Sıra Temel'e gelince açmışlar bakmışlar tam 12 adet don. "Vay be! Ne varsa bizim insanımızda var. Şu medeniyete, şu temizliğe bak!" Sormuşlar "Neden 12 adet?" Bizimki cevap vermiş "Ocak, Şubat, Mart,......"  

 

 
Posted at 2008-03-03 03:01:06 PST(UTC-8H)
| Comments(6) | Permanent link
 
Pages: 6
6



 
   
 
change language version: bg br bs cn cz de dk ee en es fa fi fr gr hu id il in
it jp ko lt lv ma nl no ph pl pt ro ru sa se sk th tr tw
ua vi
poker page
About us   Contact   Terms of Service   Game etiquette
Copyright © 2003-2008 Ganymede All rights reserved.
Official Partners: www.casesladder.com   www.eliters.com