GameDesire - play free online games. Snooker, pool, chess, poker texas holdem, mahjong, backgammon, yatzy, word games and card games. Rankings, ladders, and tournaments...
In order to login your browser has to have cookies unblocked .
>>Yürek Söz Verdiyse, Bizde Sözden Dönülmez, Kalp Kalbe Gönül Vermişse Bizde İnkar Edilmez, Bizde Gurur Zedelenir Ama Sevgiye, Dostluga Asla İhanet Edilmez!!!
Elimdeki çiçeklerin ikisi hariç hepsi papatya, ikisi hariç hepsi gül ve ikisi hariç hepsi karanfil olduğuna göre elimde hangi çiçekten kaç tane bulunmaktadır ?
BİDON
Elinizde 5lt ve 3lt hacimli iki adet bidon mevcut. Sadece bu iki bidonu kullanarak 4 lt suyu nasıl elde edersiniz
ÜÇ ÇOCUKLU BARMEN
Bara gelen adam barmenin ikisi ikiz üç çocuğu olduğunu öğrenir.Yaşlarını sorar. Barmen çocukların yaşlarının çarpımının 72 olduğunu söyler. Adam bu yetersiz der. O zaman barın kapı numarasına bak çocukların yaşlarının toplamını göreceksin der barmen. Bakar gelir adam. Adam "Bu da yetersiz der" ve biraz daha ipucu vermesini ister barmenden . "En küçük çocuğum dondurmaya bayılır" der barmen. Adam çocukların yaşlarını anlamıştır bu sefer. Siz de anladınız mı çocukların kaç yaşında olduklarını...
cevapları en kısa zamanda:))))))))))))
Posted at 2008-05-24 12:23:40 PST(UTC-8H) |
Comments(6) | Permanent link
Evine geldiğinde karısı şişmiş gözlerle mutfak masasında oturmuş su içiyordu. Bülent hiç konuşmadan meyveleri büyükçe bir tabağa döküp yıkadı., sonra eşinin önüne koydu. - Bunlar dünyanın en şanslı meyveleri, dedi. İnci hiç konuşmadı. - Sorsana "niye" diye. İnci kızgın kızgın: - Niye? Diye sordu. - Çünkü dünyanın en güzel ve en tatlı kadının midesine gidecek, dedi gayet ciddi bir ses tonuyla. İnci şaşırmıştı. Bir anda yüzünün ifadesi yumuşamıştı. - Bunlar senin sevdiğin meyveler, senin için aldım. - Hayret bir şey! Her zaman kendi sevdiğin meyveleri alırdın. Benim hangi meyveleri sevdiğimi iyi hatırlamışsın. Aslında bu beklediğimistediğimbir şeydi. "bak senin sevdiğin meyveleri aldım" Ama şimdi kıymeti yok. Çünkü sana çok kırgınım, meyvealarak gönlümü alamazsın. - Özür dilerim seni kırdığım için. Sonra Bülent yere diz çöktü. - Cezam neyse razıyım. Ama bir tek şey istiyorum senden. Seni delice seven bu adamı senden mahrum etme. - Bülent yere çömelmiş, boynu bükük bir vaziyette çok komik görünüyordu. İnci kıkır kıkır gülmeye başladı. - Affetmek o kadar kolay değil. Bakalım hangi cezalara katlanabileceksin, dedi. Bülent işte o zaman ona muzip muzip bakan eşinin içinde sakladığı küçük kızı gördü Bundan sonra her şey daha farklı olacak diye düşündü
Posted at 2008-05-06 14:55:56 PST(UTC-8H) |
Comments(1) | Permanent link
Çeşitli milletlerden kadınlara “Kocanız sizi aldatırsa ne yaparsınız?” diye sormuşlar işte yanıtlar: - Amerikalı: alacağım nafakayı hesaplamaya başlarım. - Fransız: dünyada başka erkek mi yok hemen yenisini bulurum. - Rus: votkalarla sarhoş olurum - İngiliz: viski ne güne duruyor. - İtalyan: kocamı öldürürüm. - İspanyol: kocamı da sevgilisini de öldürürüm. - Alman: kendimi öldürürüm. - Japon: önce kocamın sevgilisini, sonra kendimi öldürürüm. - Arap: hocaya gider muska yazdırırım. - Türk: kocam beni aldatmaz! :)))))
Posted at 2008-04-01 09:24:32 PST(UTC-8H) |
Comments(2) | Permanent link
Bir gidişi yaz" dediler, "yazarım" dedim... gitmeleri öğrenmiştim. Susardı, susardım, susardık, suskularca..... Bilinir bilinmez bir şarkının içinde kaybolurduk. Biz en çok susmayı sevdik, sevmeyi sevemediğimiz kadar. Koptuk ve dağıldık her şeye. Giderken durduramadık birbirimizi. Durdurmaya elin, elim, ellerimiz yetmedi. Eğitemedim çocuk kalmış korkularını, yanılgılarını törpüleyemedim. Sana gerçekleri gösteremediğim gibi.
Giderken durdurmalıydın beni, yapmalıydın, yapamadın. Durdurmaya gücün, gücüm, gücümüz yetmedi. Belki de yoktu, biz var sandık. İnsan isterse yolları aşıyor, sen kapının eşiğini aşıp gelemedin. Geldiğim gibi gidemedim, gittiğim gibi dönemedim yüzüne. Sen, bildiğim sen değilsin artık. Ben, bildiğin ben, değişemem. Değişmelere suskun dudaklarım.
Şimdi acı, yolunu şaşırmış bir deniz kaplumbağası gibidir yüreğimde. Şaşkın ama inatçı. Şimdi sen, adı geçmişte saklı ince bir sızı. Şimdi biz, bir şarkıdan çalınmış iki nota gibiyiz. Eksiğiz ve yokuz. Dilsiz ama mutluyuz.
Bir kapının eşiğinde kaldı her şey. Beni dışarıya göndermeyecektin, içerde tutacaktın, arkamdan gidişimi seyretmeyecektin, yollara yürümeyecektim, sesimi gidişlerde yitirmeyecektim. Sesimi geceye vermeyecektin. Şimdi, kaldır gözlerini ve geceye bak. Sesimi gör yukarıda, ortada bırakılmış tellerimi. Densiz ama dengeli satırlarımın anlamını kavra. Geceye bak, sesimi kaydırma.
Kimsenin öğretmediği bir şeyi öğretmeni dilerdim, ayrılırken ama sen herkesin öğrettiğini yineledin şimdi aşk, inançlarını yitiren bir ayyaştır köprü altlarımda..
Biz ki geceleri paylaştık, yastığı, şarkıları. Biz ki sözleri paylaştık, kelimeleri. Biz ki yüreği paylaşamadık, paylaşamadım galiba. Nedendir bilmem, eksik kaldık korkulara. Nutku tutulan gecelerin isimsiz sabahlarında, yanlış ve yangın kaldık. Geride kalan kırık ezgiler ve yorgun ruhların dansı.
Sokağımın serseri gülüşü, gençliğimin asi sevgisi, isyanımın suskun gezgini. Gitmeye meyilli değildim, olduğum gibiydim, dinletemedim, dinletemedin, dinletemedik belki de.
Şimdi sen, aksak bir hüzün, nerede coşacağını bilmeyen. Şimdi ben, değişemeyen bir şehir, nasıl sevileceğini bilen. Şimdi biz, olmayan bir şeyiz.
Posted at 2008-03-31 03:09:28 PST(UTC-8H) |
Comments(1) | Permanent link
Erkek - “Çoğu kadınlardan hoşlanıyorum. Ben bir tek kadınla birlikte olamam”. Kadın, buna gülümsedi Erkek -” Ben kendi halindeyim. Ben özgürüm ve kimseye bir şey borçlu değilim”. Kadın, bir sigarayı yaktı ve gözlerini aşağı indirdi. Erkek -”Beni anlayan ve özgürlüğüme değer veren kadınlardan hoşlanıyorum”. Kadının, buna gene gülümsedi ve sigaranın dumanı derin çekti. Erkek - “Senden hoşlandım. Güzel vakit geçirelim birlikte”. Kadın, sigaranı söndürdü ve onun gözlerine baktı. Erkek, anladı ki kadının buna itirazı yok. Erkek - “ Hayatında galiba çok erkekler vardı? ” Kadın, erkeği sarıldı. Erkek -” Benimle olmaktan mutlumusun? ” Kadın, gözlerini kapattı ve erkeği öptü. Sabah giderken …… Erkek- ”Her şey mükemmeldi ama olanlar aramızda kalsın”. Kadın, elini uzattı ve erkeğin omzundan görülmeyen bir toz parçası çıkarttı. Erkek -”Ben seni ararım bir gün.” Kadın, başını salladı ve kapıyı kapattı Erkek, aynı gün akşam kadına aradı, kadın evde yoktu, gece geç saatte ancak cep telefonundan ulaştığında Kadın ancak bir hafta sonra onun gelmesine izin verebileceğini söyledi. Erkek -”Bensiz nasıl eğlendin? ” Kadın, gülümsedi ve bir fincan kahve ikram etti. Adam, Kadını neredeyse her gün arıyordu. Kadın bazen hiç cevap vermiyordu. Adam kadının izini olduğu zaman geliyordu artık ona. Adamı Neden nadir davet ettiğini açıklamıyordu. Kadın telefona cevap vermediği zaman adam sinirleniyordu. Kadının başkası ile dolaştığını duyduğunda adam kendine yer bulamıyordu. Onların ilişkisinden herkesin haberi olsun diye adam istemişti oysa; Kadın buna karşıydı Adam bu Kadının sadece onun olmasına istiyordu artık, elleri kıp kırmızı güllerle dolu gelmişti kadına, Kadın çiçekleri aldı ama bir daha davetsiz gelmemesine rica etti. Adam kadına onun eşi olması için yalvardı… Kadın -: “Ben kendi halindeyim.” Adam bir sigarayı yaktı ve elleri titremeye başladı Kadın - “Ben özgürüm.” Adam aniden kendini üşümüş gibi hissetti … Kadın -” Ben kimseye bir şey borçlu değilim”. O arada Erkek kalbinin duracağına zannetti. Kadın - ” Ve hiçbir şeyi değiştirmeye niyetim yoktur.”
Bir kadınla konuşurken her zaman iyi düşünmelisiniz! :)
Posted at 2008-03-22 04:34:44 PST(UTC-8H) |
Comments(6) | Permanent link
Asya kıtasında maymun yakalamak için kullanılan bir çeşit tuzak vardır.
Bir hindistancevizi oyulur ve iple bir ağaca bağlanır.
Hindistancevizinin altına ince bir yarık açılır ve oradan içine tatlı
bir yiyecek konur.
Bu yarık sadece maymunun elini açıkken sokacağı kadar
büyüklüktedir, yumruk yaptığında elini dışarı çıkaramaz. Maymun,
tatlının kokusunu alır, yiyeceği yakalamak için elini içeri sokar ve
yiyeceği kavrar, ama yiyecek elindeyken elini dışarı çıkarması
olanaksızdır.
Sıkıca yumruk yapılmış el, bu yarıktan dışarı çıkmaz. Avcılar
geldiğinde, maymun çılgına döner ama kaçamaz. Aslında bu maymunu,
tutsak eden hiçbir şey yoktur. Onu sadece onun kendi bağımlılığının
gücü tutsak etmiştir. Yapması gereken tek şey elini açıp yiyeceği
bırakmaktır. Ama zihninde açgözlülüğü o kadar güçlüdür ki bu tuzaktan
kurtulan maymun çok nadir görülür.
Bizi tuzağa düşüren ve orada kalmamıza neden olan şey, arzularımız
ve zihnimizde onlara bağımlı oluşumuzdur. Tüm yapmamız gereken, elimizi
açıp benliğimizi ve bağımlı olduğumuz şeyleri serbest bırakmak ve
dolayısıyla özgür olmaktır.
Posted at 2008-03-13 05:19:09 PST(UTC-8H) |
Comments(2) | Permanent link
İki şey insanı \'nitelikli insan\' yapar 1- İradeye Hakim Olmak 2- Uyumlu Olmak
İki şey \"Ekstra Değer\" katar : 1- Hitabet ve diksiyon eğitimi almak 2- Anlayarak hızlı okumayı öğrenmek
İki şey geri bırakır : 1- Kararsızlık 2- Cesaretsizlik
İki şey kaşif yapar : 1- Nitelikli çevre 2- Biraz delilik
İki şey ömür boyu boşa kürek çekmemeni sağlar : 1- Baskın yeteneği bulmak 2- Sevdiğin işi yapmak
İki şey başarının sırrıdır : 1- Ustalardan ustalığı öğrenmek 2- Kendini güncellemek
İki şey başarıyı mutlulukla beraber yakalamanın sırrıdır : 1- Niyetin saf olması 2- Ruhsal farkındalık
İki şey milyonlarca insandan ayırır : 1- Sorunun değil, çözümün parçası olmak 2- Hayata ve herşeye yeni (özgün, orijinal, farklı) bakış açısıyla yaklaşabilmek
İki şey gelişmeyi engeller : 1- Aşırılık (mübağala, abartı, ifrat, tefrit) 2- Felakete odaklanmış olmak
İki şey çözüm getirir : 1- Tebessüm (gülümseme, sırıtma veya kahkaha değil) 2- Sükut (susmak)
İki şey \"Kalitesiz İnsan\" ın özelliğidir : 1- Şikayetçilik 2- Dedikodu
İki şey çözümsüz görünen problemleri bile çözer : 1- Bakış açısını değiştirmek 2- Karşındakinin yerine kendini koyabilmek
İki şey yanlış yapmanı engeller : 1 - Şahıs ve olayları akıl ve kalp süzgecinden geçirmek 2- Hak yememek
İki şey kişiyi gözden düşürür : 1- Demagoji (Laf kalabalığı) 2- Kendini ağıra satmak (övmek, vazgeçilmez göstermek
Posted at 2007-12-27 18:59:07 PST(UTC-8H) |
Comments(2) | Permanent link
Bu yılınzı iyi geçirdiniz mi? sağlıklı oldugunuz için hiç sevindiniz
mi? bu yıl hiç gün ışıgı ile uyandınız mı? kaç kez güneşin doguşunu
izlediniz? bir neden yokken kaç kişiye hediye aldınız? kaç sabah yolda
bir kediyi okşadınız? bu yıl yeni doğmuş bir bebek elinizi sıkıca tuttu
mu hiç? ve siz onu hiç kokladınız mı? yaz geçelerinde ne çok yıldız
olduguna hiç şaşırdınız mı ? kendinize bu yıl kaç oyuncak aldınız? kaç
kez gözlerinizden yaş gelinceye kadar güldünüz? yaşlı bir ağaca
sarıldınızmı hiç? çimlere uzandıgınız oldumu hiç? çocuklugunuzdan kalma
bir şarkıyı söylediniz mi ? hiç suda taş kaydırdınız mı ? kaç kez
kuşlara yem attınız? bir çiçegi dalındayken kokladınız mı? bu yıl kaç
kez gökkuşagı gördünüz? ya da hediye alan bir çocugun gözlerindeki
ışıgı? kaç kez mektup aldınız bu yıl? eski bir dostunuzu aradınız mı
hiç? kimseyle barıştınız mı bu yıl? aslında mutlu oldugunuzu kaç kez
farkettiniz bu yıl? iyi bir yılın bunlar gibi bir çok 'küçük şey'ebağlı
oldugunuhiç düşündünüz mü ? yayılın çimlerin
üzerine..................acele edin......... er veye geç çimler
yayılacak üzerinize....
Posted at 2007-12-22 09:41:06 PST(UTC-8H) |
Comments(3) | Permanent link
Biz taraftarız biz fenerbahçenin taraftarıyız cefasında çekeriz sefasınıda süreriz saç baş yolsamda hiç pişman olmadım pişman da değilim pişman da olmayacağım ben FENERBAHÇELİYİM FENERBAHÇE benim sevdam hayat tarzım ben buyum ben FENERBAHÇELİYİM benim farkımda bu
ben FENERBAHÇELİYİM ben FENERBAHÇELİYİM ben FENERBAHÇELİYİM doğarken başlamışız sevmeye son nefesimize kadar da böyle..........
Posted at 2007-12-09 00:32:00 PST(UTC-8H) |
Comments(4) | Permanent link
fazladır..kadın 50 ya$ından sonra güçleniyor.. kocanın otoritesinin zayıflaması
kadının bu ya$larına denk gelmekte..birde hastalık, ölümler vs.. kadının
ailedeki rolünü güçlendiriyor.. gücü eline geçiriyor.. eline çekici alıyor bir
nevi ve bir nevi de etrafındaki çivilere çakıyor.. eline cekici alanın
etrafında herkesi çivi görmesi misali..
9. "zaten ilk gördüğüm anda sevmemiştim"
beyanatının patentini almış kişidir.
10.
aynı zamanda
"işine karışmak gibi olmasın ama" ile başlayan her türlü beyanatın da
patentini almış kişidir. evlenmeden önce başka evlendikten sonra bambaşka bir
karaktere bürünen tek kadının "gelin hanım kızı" olmadığının canlı
ispatı, "kizim sana soyluyorum gelinim sen anla"
ibaresinin yaratıcısı, kimileri için elleri öpülesi kimileri içinse çayına fare
zehiri atılası insandır. ben yine de kaynanaların sevilmesi yaşatılması
gerektiğini savunuyorum efem, ne de olsa onlarsız hayat zehirsiz engereğe
benzer...
11.
namaz kılmak
isteyen gelinine kıbleyi ters gösterecek kadar gözü dönmüş kişi.
12. "kaim ana"dan
gelmektedir. "kaim" bir şeyin yerine geçen demektir. yani kaim ana,
"annenin yerine geçen" anlamındadır. söylene söylene
"kaynana"ya dönüşmüştür.
13. araya ne kadar mesafe
konulursa o kadar rahat edilen çok yakın bir akraba türüdür. kapıdan kovsan
bacadan girer, uzay mekiğine bindirip göndersen paraşütle atlar geri gelir bu,
bumerang gibidir, yavruladığı kızının güdümlüsüdür, ömür boyu peşinden gelir.:))))
Posted at 2007-12-07 10:32:27 PST(UTC-8H) |
Comments(2) | Permanent link
Üniversite son sinif ögrencisi yazili sinavindan kalinca dogru hocasina gider..
-Siz sinifta birakarak hayata atilmami önlüyor ve beni cezalandiriyorsunuz. Isin bu yanini hiç düsündünüz mü?..
-Tabii düsündüm. Hocanin görevi bilgiyi ölçmek, yeterli olmayani sinifta birakmak degil mi?.
-Iyi.. O zaman size bir teklifim var. Bir soru da ben size soracagim. Dogru cevabi verirseniz, ben kötü notumu kabul edip sinifta kalacagim. Bilemezseniz, notumu düzeltecek ve sinifi geçirteceksiniz.
Hocanin keyfi yerinde.. Teklifi kabul eder ve ögrenci sorar
-Yasal olup, mantikli olmayan nedir? Mantikli olup, yasal olmayan nedir? Ve de ne mantikli ne de yasal olmayan nedir?
Hoca uzun uzun düsünür ama cevabi bulamaz. Iddia geregi ögrencisine iyi not vererek sinifi geçirir..
Ama akli da soruda kalir.. Sonunda sinifin en iyi ögrencisini çagirir, olayi anlatir ve sorunun yanitini bilip bilmedigini sorar.
Ögrenci hemen cevap verir
"Siz 65 yasindasiniz ve 23 yasinda bir kadinla evlisiniz. Bu yasal ama mantikli degil. Karinizin 25 yasinda bir sevgilisi var. Bu mantikli ama yasal degil. Siz karinizin sevgilisini, zayif alip sinifta kalmasi gerekirken iyi not verip mezun ediyorsunuz. Bu ise ne mantikli, ne de yasal."
Posted at 2007-10-14 12:05:56 PST(UTC-8H) |
Comments(4) | Permanent link
Koskoca bir bahçede Demetler içinde bir papatya. Aşık olmuş, yanmış, tutuşmuş Ak sakallı bahçıvana... Bir ümit bekliyormuş. Yüzlerce çiçeğin arasından Onunla, sadece onunla saatlerce ilgilenmesini. Buz gibi suyunu sadece ona döksün istiyormuş... Sadece ona değsin makası, Sadece ona gülsün dudakları. Kıskanıyormuş bahçıvanı, kırmızı güllerden, Sarı lalelerden, Mor menekşelerden. Papatya, sadece bahçıvan için açıyormuş, Bembeyaz yapraklarını...
Bir gün, Aşkı öyle büyümüş ki, Papatya yapraklarını taşıyamaz olmuş. Eğilivermiş boynu. Toprağa bakıyormuş artık. Bahçıvanın sadece sesini duyuyormuş Ayaklarını görüyormuş. Buna da şükür diyormuş. Yetiyormuş ona, bahçıvanın varlığını hissetmek. Zaman akıp gidiyormuş. Papatya bahçıvanın yüzünü görmeyeli çok olmuş. Ne var sanki boynumu kaldırsa Bi kerecik daha görsem yüzünü diyormuş. Yanıp tutuşuyormuş...
Ve işte bir gün.. Bahçıvan papatyaya doğru yaklaşmış. İncecik bedenini ellerinin arasına almış. Elindeki sopayı, köklerinin yanına, toprağa sokmuş Bir iple papatyanın gövdesini bağlayıvermiş sopaya. Papatya o an daha çok sevmiş bahçıvanı. Hâlâ göremiyormuş onu, Ama bedeni kurtulmuş. Uzun bir müddet sonra, Bahçıvan uğramaz olmuş bahçeye. Gelen giden yokmuş...
Kahrından ölecekmiş papatya. Ama işte bir sabah, Hortumdan akan suyun sesiyle uyanmış. Derin bir oh çekmiş. Çılgıncasına sevdiği bahçıvan geri gelmiş. Birden, kendisine doğru gelen iki ayak görmüş. Bu onun delicesine sevdiği bahçıvan değilmiş. Başka birisiymiş. Adamın elinde bir de makas varmış. Papatyanın kafasını kaldırmış yukarıya doğru Ne güzel açmışsın sen öyle demiş. Bu gencecik, yakışıklı bir delikanlıymış. Gözleri gök mavisi, saçları güneş sarısıymış... Ama gövden seni taşımıyor demiş. Elindeki makası papatyanın boynuna doğru uzatmış Ve bir hamlede başını gövdesinden ayırmış.
Papatya yere düşerken hatırlamış sevdiğini, O ak saçlı, ak sakallı, yaşlımı yaşlı bahçıvanı hatırlamış. Bir de o gencecik, yakışıklı delikanlıyı düşünmüş, Ve o an anlamış, neden o yaşlı bahçıvanı sevdiğini. O, her şeye rağmen, papatyaya emek vermiş. Belki, ona hiç bir zaman güzel olduğunu söylememiş, Ama onu aslında hep sevmiş. Papatya anlamış artık. Sevgi; emek istermiş... Yere düştüğünde son bir kez düşünmüş sevdiğini, Teşekkür etmiş ona içinden.. Son yaprağı da kuruduğunda, biliyormuş artık... Gerçek sevginin, söylemeden,yaşamadan ve asla kavuşmadan Varolabileceğini...
Posted at 2007-10-04 12:36:43 PST(UTC-8H) |
Comments(2) | Permanent link
Ne zamanı bir dakika geriye alabilirim, nede geleceğimi bir dakika sonra yaşayabilirim.En bildiğim şeyi yapmalıyım.Seni sende bir ömür boyu sevmeliyim ve seni bir ömür boyu yüreğimde nefesim gibi bilmeliyim.İnce bir çizgi kalbimde sana olan duygularım ve adını koyamıyorum bu sevdanın ,kendime uykusuz gecelerimi sorguluyorum... Sadece tek bildiğim şey seni canımdan öte sevdiğim.Karanlığa inat gözlerindeki ışıklarla bakıyorum geceye, aldığım her nefesi senin kalbine adayıp, her atışı senin güzel yüreğine....Rahat uyuyamıyorum senden sonra, uyku tutmuyor umut dolu gözlerimi, alaca karanlıklardan sabah ezanlarına kadar uzanıyor tüm bedenimin hücreleri...Karşımda senin baharımsı düşlerin ve kalbimde büyüttüğüm hasretin, artık zamanı durdurmak istiyorum..!!Seni avuçlarımdan kaybetmemek için yokluğunda bile senin için bu beden, senin için nefes almaya devam edecek....
Posted at 2007-09-28 16:45:13 PST(UTC-8H) |
Comments(5) | Permanent link
Tutamayacagım sözler vermemmm Adımlarımda 'kim ne der' diye düşünmemmm Basit kişilerle polemiğe girmemmm Dünyada kimse üzülsün istememmm Bazı şeyleri asla affedememmm Canım dediklerimi asla silmemmm! Acıyı tanıdıgım için,kimseye çektirmemmm Cesaretsizligi 'gurur'la örtmemmm Yalanları yutmam gargara yaparımmm! Taktiklerle ugraşmayın,yememmm! Dostlarıma laf ettirmemmm Tutkularım var, vazgeçememmm! Gidiyosa eğer, Çok özlesem bile dön dememmm, Güvenmedikçe sevememmm!!! Agır geliosa bunlar, Firar serbest, üstelememmm... Bazen çok severim ama SÖYLEMEMMM!!! ;);)
Posted at 2007-04-03 02:35:43 PST(UTC-8H) |
Comments(7) | Permanent link
Ask seni çagirdiginda hiç düsünmeden düsersin pesine. Eger asiksan gerçekten, Fas a bile gidersin, ne firtina nede çöl demeden. Ama bir tutkuysa ask dedigin, Ve cesaretin yoksa O zaman hiç umutlandirma, Fakat korkuysa bekledigin hiç durma Beklemeden koş aşkina. Kaderiniz iki ayri yol olsada Ve bu yolda gitmek zorundaysaniz Yada zorladilarsa sizi farkli iki yola. Korkma birleseceksiniz yolun sonunda. Askin yolu ölümdede olsa, Ve bu ugurda vazgeçersen herseyden , Pesine düstügün yol AŞKA çikacaktir....(deniliyooo yalannnn:P:P)
Posted at 2007-02-06 00:27:26 PST(UTC-8H) |
Comments(9) | Permanent link