GameDesire - play free online games. Snooker, pool, chess, poker texas holdem, mahjong, backgammon, yatzy, word games and card games. Rankings, ladders, and tournaments...
In order to login your browser has to have cookies unblocked .
>>Yürek Söz Verdiyse, Bizde Sözden Dönülmez, Kalp Kalbe Gönül Vermişse Bizde İnkar Edilmez, Bizde Gurur Zedelenir Ama Sevgiye, Dostluga Asla İhanet Edilmez!!!
İki şey insanı \'nitelikli insan\' yapar 1- İradeye Hakim Olmak 2- Uyumlu Olmak
İki şey \"Ekstra Değer\" katar : 1- Hitabet ve diksiyon eğitimi almak 2- Anlayarak hızlı okumayı öğrenmek
İki şey geri bırakır : 1- Kararsızlık 2- Cesaretsizlik
İki şey kaşif yapar : 1- Nitelikli çevre 2- Biraz delilik
İki şey ömür boyu boşa kürek çekmemeni sağlar : 1- Baskın yeteneği bulmak 2- Sevdiğin işi yapmak
İki şey başarının sırrıdır : 1- Ustalardan ustalığı öğrenmek 2- Kendini güncellemek
İki şey başarıyı mutlulukla beraber yakalamanın sırrıdır : 1- Niyetin saf olması 2- Ruhsal farkındalık
İki şey milyonlarca insandan ayırır : 1- Sorunun değil, çözümün parçası olmak 2- Hayata ve herşeye yeni (özgün, orijinal, farklı) bakış açısıyla yaklaşabilmek
İki şey gelişmeyi engeller : 1- Aşırılık (mübağala, abartı, ifrat, tefrit) 2- Felakete odaklanmış olmak
İki şey çözüm getirir : 1- Tebessüm (gülümseme, sırıtma veya kahkaha değil) 2- Sükut (susmak)
İki şey \"Kalitesiz İnsan\" ın özelliğidir : 1- Şikayetçilik 2- Dedikodu
İki şey çözümsüz görünen problemleri bile çözer : 1- Bakış açısını değiştirmek 2- Karşındakinin yerine kendini koyabilmek
İki şey yanlış yapmanı engeller : 1 - Şahıs ve olayları akıl ve kalp süzgecinden geçirmek 2- Hak yememek
İki şey kişiyi gözden düşürür : 1- Demagoji (Laf kalabalığı) 2- Kendini ağıra satmak (övmek, vazgeçilmez göstermek
Posted at 2007-12-27 18:59:07 PST(UTC-8H) |
Comments(2) | Permanent link
Bu yılınzı iyi geçirdiniz mi? sağlıklı oldugunuz için hiç sevindiniz
mi? bu yıl hiç gün ışıgı ile uyandınız mı? kaç kez güneşin doguşunu
izlediniz? bir neden yokken kaç kişiye hediye aldınız? kaç sabah yolda
bir kediyi okşadınız? bu yıl yeni doğmuş bir bebek elinizi sıkıca tuttu
mu hiç? ve siz onu hiç kokladınız mı? yaz geçelerinde ne çok yıldız
olduguna hiç şaşırdınız mı ? kendinize bu yıl kaç oyuncak aldınız? kaç
kez gözlerinizden yaş gelinceye kadar güldünüz? yaşlı bir ağaca
sarıldınızmı hiç? çimlere uzandıgınız oldumu hiç? çocuklugunuzdan kalma
bir şarkıyı söylediniz mi ? hiç suda taş kaydırdınız mı ? kaç kez
kuşlara yem attınız? bir çiçegi dalındayken kokladınız mı? bu yıl kaç
kez gökkuşagı gördünüz? ya da hediye alan bir çocugun gözlerindeki
ışıgı? kaç kez mektup aldınız bu yıl? eski bir dostunuzu aradınız mı
hiç? kimseyle barıştınız mı bu yıl? aslında mutlu oldugunuzu kaç kez
farkettiniz bu yıl? iyi bir yılın bunlar gibi bir çok 'küçük şey'ebağlı
oldugunuhiç düşündünüz mü ? yayılın çimlerin
üzerine..................acele edin......... er veye geç çimler
yayılacak üzerinize....
Posted at 2007-12-22 09:41:06 PST(UTC-8H) |
Comments(3) | Permanent link
Biz taraftarız biz fenerbahçenin taraftarıyız cefasında çekeriz sefasınıda süreriz saç baş yolsamda hiç pişman olmadım pişman da değilim pişman da olmayacağım ben FENERBAHÇELİYİM FENERBAHÇE benim sevdam hayat tarzım ben buyum ben FENERBAHÇELİYİM benim farkımda bu
ben FENERBAHÇELİYİM ben FENERBAHÇELİYİM ben FENERBAHÇELİYİM doğarken başlamışız sevmeye son nefesimize kadar da böyle..........
Posted at 2007-12-09 00:32:00 PST(UTC-8H) |
Comments(4) | Permanent link
fazladır..kadın 50 ya$ından sonra güçleniyor.. kocanın otoritesinin zayıflaması
kadının bu ya$larına denk gelmekte..birde hastalık, ölümler vs.. kadının
ailedeki rolünü güçlendiriyor.. gücü eline geçiriyor.. eline çekici alıyor bir
nevi ve bir nevi de etrafındaki çivilere çakıyor.. eline cekici alanın
etrafında herkesi çivi görmesi misali..
9. "zaten ilk gördüğüm anda sevmemiştim"
beyanatının patentini almış kişidir.
10.
aynı zamanda
"işine karışmak gibi olmasın ama" ile başlayan her türlü beyanatın da
patentini almış kişidir. evlenmeden önce başka evlendikten sonra bambaşka bir
karaktere bürünen tek kadının "gelin hanım kızı" olmadığının canlı
ispatı, "kizim sana soyluyorum gelinim sen anla"
ibaresinin yaratıcısı, kimileri için elleri öpülesi kimileri içinse çayına fare
zehiri atılası insandır. ben yine de kaynanaların sevilmesi yaşatılması
gerektiğini savunuyorum efem, ne de olsa onlarsız hayat zehirsiz engereğe
benzer...
11.
namaz kılmak
isteyen gelinine kıbleyi ters gösterecek kadar gözü dönmüş kişi.
12. "kaim ana"dan
gelmektedir. "kaim" bir şeyin yerine geçen demektir. yani kaim ana,
"annenin yerine geçen" anlamındadır. söylene söylene
"kaynana"ya dönüşmüştür.
13. araya ne kadar mesafe
konulursa o kadar rahat edilen çok yakın bir akraba türüdür. kapıdan kovsan
bacadan girer, uzay mekiğine bindirip göndersen paraşütle atlar geri gelir bu,
bumerang gibidir, yavruladığı kızının güdümlüsüdür, ömür boyu peşinden gelir.:))))
Posted at 2007-12-07 10:32:27 PST(UTC-8H) |
Comments(2) | Permanent link
Üniversite son sinif ögrencisi yazili sinavindan kalinca dogru hocasina gider..
-Siz sinifta birakarak hayata atilmami önlüyor ve beni cezalandiriyorsunuz. Isin bu yanini hiç düsündünüz mü?..
-Tabii düsündüm. Hocanin görevi bilgiyi ölçmek, yeterli olmayani sinifta birakmak degil mi?.
-Iyi.. O zaman size bir teklifim var. Bir soru da ben size soracagim. Dogru cevabi verirseniz, ben kötü notumu kabul edip sinifta kalacagim. Bilemezseniz, notumu düzeltecek ve sinifi geçirteceksiniz.
Hocanin keyfi yerinde.. Teklifi kabul eder ve ögrenci sorar
-Yasal olup, mantikli olmayan nedir? Mantikli olup, yasal olmayan nedir? Ve de ne mantikli ne de yasal olmayan nedir?
Hoca uzun uzun düsünür ama cevabi bulamaz. Iddia geregi ögrencisine iyi not vererek sinifi geçirir..
Ama akli da soruda kalir.. Sonunda sinifin en iyi ögrencisini çagirir, olayi anlatir ve sorunun yanitini bilip bilmedigini sorar.
Ögrenci hemen cevap verir
"Siz 65 yasindasiniz ve 23 yasinda bir kadinla evlisiniz. Bu yasal ama mantikli degil. Karinizin 25 yasinda bir sevgilisi var. Bu mantikli ama yasal degil. Siz karinizin sevgilisini, zayif alip sinifta kalmasi gerekirken iyi not verip mezun ediyorsunuz. Bu ise ne mantikli, ne de yasal."
Posted at 2007-10-14 12:05:56 PST(UTC-8H) |
Comments(4) | Permanent link
Koskoca bir bahçede Demetler içinde bir papatya. Aşık olmuş, yanmış, tutuşmuş Ak sakallı bahçıvana... Bir ümit bekliyormuş. Yüzlerce çiçeğin arasından Onunla, sadece onunla saatlerce ilgilenmesini. Buz gibi suyunu sadece ona döksün istiyormuş... Sadece ona değsin makası, Sadece ona gülsün dudakları. Kıskanıyormuş bahçıvanı, kırmızı güllerden, Sarı lalelerden, Mor menekşelerden. Papatya, sadece bahçıvan için açıyormuş, Bembeyaz yapraklarını...
Bir gün, Aşkı öyle büyümüş ki, Papatya yapraklarını taşıyamaz olmuş. Eğilivermiş boynu. Toprağa bakıyormuş artık. Bahçıvanın sadece sesini duyuyormuş Ayaklarını görüyormuş. Buna da şükür diyormuş. Yetiyormuş ona, bahçıvanın varlığını hissetmek. Zaman akıp gidiyormuş. Papatya bahçıvanın yüzünü görmeyeli çok olmuş. Ne var sanki boynumu kaldırsa Bi kerecik daha görsem yüzünü diyormuş. Yanıp tutuşuyormuş...
Ve işte bir gün.. Bahçıvan papatyaya doğru yaklaşmış. İncecik bedenini ellerinin arasına almış. Elindeki sopayı, köklerinin yanına, toprağa sokmuş Bir iple papatyanın gövdesini bağlayıvermiş sopaya. Papatya o an daha çok sevmiş bahçıvanı. Hâlâ göremiyormuş onu, Ama bedeni kurtulmuş. Uzun bir müddet sonra, Bahçıvan uğramaz olmuş bahçeye. Gelen giden yokmuş...
Kahrından ölecekmiş papatya. Ama işte bir sabah, Hortumdan akan suyun sesiyle uyanmış. Derin bir oh çekmiş. Çılgıncasına sevdiği bahçıvan geri gelmiş. Birden, kendisine doğru gelen iki ayak görmüş. Bu onun delicesine sevdiği bahçıvan değilmiş. Başka birisiymiş. Adamın elinde bir de makas varmış. Papatyanın kafasını kaldırmış yukarıya doğru Ne güzel açmışsın sen öyle demiş. Bu gencecik, yakışıklı bir delikanlıymış. Gözleri gök mavisi, saçları güneş sarısıymış... Ama gövden seni taşımıyor demiş. Elindeki makası papatyanın boynuna doğru uzatmış Ve bir hamlede başını gövdesinden ayırmış.
Papatya yere düşerken hatırlamış sevdiğini, O ak saçlı, ak sakallı, yaşlımı yaşlı bahçıvanı hatırlamış. Bir de o gencecik, yakışıklı delikanlıyı düşünmüş, Ve o an anlamış, neden o yaşlı bahçıvanı sevdiğini. O, her şeye rağmen, papatyaya emek vermiş. Belki, ona hiç bir zaman güzel olduğunu söylememiş, Ama onu aslında hep sevmiş. Papatya anlamış artık. Sevgi; emek istermiş... Yere düştüğünde son bir kez düşünmüş sevdiğini, Teşekkür etmiş ona içinden.. Son yaprağı da kuruduğunda, biliyormuş artık... Gerçek sevginin, söylemeden,yaşamadan ve asla kavuşmadan Varolabileceğini...
Posted at 2007-10-04 12:36:43 PST(UTC-8H) |
Comments(2) | Permanent link
Ne zamanı bir dakika geriye alabilirim, nede geleceğimi bir dakika sonra yaşayabilirim.En bildiğim şeyi yapmalıyım.Seni sende bir ömür boyu sevmeliyim ve seni bir ömür boyu yüreğimde nefesim gibi bilmeliyim.İnce bir çizgi kalbimde sana olan duygularım ve adını koyamıyorum bu sevdanın ,kendime uykusuz gecelerimi sorguluyorum... Sadece tek bildiğim şey seni canımdan öte sevdiğim.Karanlığa inat gözlerindeki ışıklarla bakıyorum geceye, aldığım her nefesi senin kalbine adayıp, her atışı senin güzel yüreğine....Rahat uyuyamıyorum senden sonra, uyku tutmuyor umut dolu gözlerimi, alaca karanlıklardan sabah ezanlarına kadar uzanıyor tüm bedenimin hücreleri...Karşımda senin baharımsı düşlerin ve kalbimde büyüttüğüm hasretin, artık zamanı durdurmak istiyorum..!!Seni avuçlarımdan kaybetmemek için yokluğunda bile senin için bu beden, senin için nefes almaya devam edecek....
Posted at 2007-09-28 16:45:13 PST(UTC-8H) |
Comments(5) | Permanent link