You are here:  
 

players

 > 

l3erkay

 > 

blog

login / register
Login
GameDesire Player: monstro_SP

GameDesire - play free online games. Snooker, pool, chess, poker texas holdem, mahjong, backgammon, yatzy, word games and card games. Rankings, ladders, and tournaments...

In order to login your browser has to have cookies unblocked .
 
   

Latest photos

Search for user

World Map

Search for blog

Achievements

 
Search player
 
Recent profiles
alexporto48
spaudr555
Samarka
M, Poland
adi000333
M 25, Poland
Marymenina
F 31, Portugal
altamir1971
M 36, Brazil
monstro_SP
xxkoniuxx
M 16, Poland
SoltantoTuo
F 69, Poland
dolph299
 
 
   

l3erkay



yorummu eskiden yorummu warmıs be

Points: 122
Latest achievements:
  •   

last connection:  14 hours 57 minutes ago   

Backgammon 2004





ProfileAlbumsMapFriendsBlogRoomsResultsTournaments
 
Notes:
 
Show results in the groups of :
10
30


Pages: 2
1


arılar ve SİNEKLER !!!


Bir gurup arıyla sineği

bir şişeye koyuyorlar. Şişenin taban tarafını ışığa doğru, açık olan ağız

kısmını da karanlığa doğru yerleştiriyorlar.




Arıların hepsi ışık

olan tarafa doğru üşüşüyorlar. Ama şişenin tabanı cam ve




onların da yabancısı

olduğu bir madde olduğundan çıkmayı




başaramıyorlar. Bu

arada sinekler, şişenin ağzına doluşuyorlar ve karanlıkta dışarı çıkıp

kayboluyorlar. Ağzı açık olan şişeden karanlık tarafa doğru tek bir arı bile

gelmiyor.




Camın önünde ışığa

doğru çabalarına devam ediyorlar. İnsanın aklına hemen arıların akılsızca

davrandıkları geliyor.




Ancak biraz

derinlemesine düşününce, karşımıza dikilen gerçek çok daha farklı.




Çok basit gibi gelen bu

deney beni oldukça düşündürdü.




Arıların ne kadar

akıllı yaratıklar olduğunu hepimiz biliyoruz, sinekler

ise malum
.




Arılardan korkarız bizi

sokarlar diye ama sineklerden midemiz bulanır, uzak

durmaya çalışırız
.




Evet, ışığa doğru

yürüyenlerin önünde her zaman engeller olacaktır kuskusuz.




Onlar, engellere rağmen

ışıktan vazgeçmeyenlerdir.




Ne tür engel olursa

olsun önlerinde, çabalarını sürdürenlerdir.Ve bu uğurda da gerektiğinde

ölebilenlerdir.




Yürek, azim, sevgi,

ilkeler, dürüstlüktür bunu yaptıran. Kendine saygı, yasadığı topluma

saygıdır.




Sinekler, karanlıkta

sıvışan kaçaklardır , karanlığa yürüyenlerdir, karanlık düşüncelerdir.




Şişenin ağzının

karanlığa bakmasının onlarca hiç bir önemi yoktur.




Sinsi, ilkesiz,

yüreksiz, korkak varlıklardır.




SADECE kendi yaşamları

söz konusudur.




Nerede yemek varsa,

nerede rahat yasayacaklarsa, nerede çok para




kazanacaklarsa oraya

giderler.




Onlar için karanlık

olması önemli değildir açık ağızların, karanlık sığınaklarıdır cünkü,

izlerini rahatça kaybettirirler.




Arıyı kovalamak

isterseniz savaşır, engellere aldırmaz.




Amacı sadece ışığa

ulaşmaktır. İğnesini sapladığında öleceğini bilerek savaşır ve değerleri

için ölür.




Ama sinekler kaçarlar.

Sonra yılışık yılışık tekrar dönerler kovaladığınız yere.




Her türlü pisliğe

bulaşırlar, sonra da yiyeceklerinize, üstünüze, başınıza




konarlar.



Arılar yumurtalarını

yalnızca kovanlarına bırakırlar.




Oysa sinekler her yere

yumurtlar, her yerde ürerler.




Onlar için asıl amaç

çoğalmak ve yayılmaktır.




anlayana sivrisinek saz anlamayana davul

zurna az

 
Posted at 2008-10-26 23:20:54 PST(UTC-8H)
| Comments(2) | Permanent link
 
git..

ask icin yalvarma bana

musait degilim asik olmaya

kac kere gelinirki

bu tatli yalan dunyaya

durma git

kendine baskasini bul

bir cicek kokla belki mutlu olursun

durma git

saclarini savur


dondum saskina

git allah askina...

 
Posted at 2008-05-25 16:09:05 PST(UTC-8H)
Comments(0) | Permanent link
 
GİT ALLAH AŞKINA
Dokunma yanayım, aşkın narına,
Yanmışken bırak git,Allah aşkına…
Buz dağına döndüm ,gönül karında,
Donmuşken bırak git ,Allah aşkına…

Bende çok güzel bir, eser yarattın,
Övüne, övüne herkese anlattın,
Paha biçilmez dedin bir p**a sattın,
Sanmışken bırak git Allah aşkına…

Ermedi ki aklım senin zoruna,
Bakın hele bakın,zalim şerrine,
Koymuş kendini şeytanın yerine,
Kanmış iken bırak git Allah aşkına….

Namertler sofrasına beni sundun,
Hainlerine dostluğu ebedi sandın,
Biberin üstüne dökülen bala kandın,
Kanmışken bırak git Allah aşkına…. 
Posted at 2008-05-25 16:04:29 PST(UTC-8H)
Comments(0) | Permanent link
 
PİRELER VE MAYMUNLAR çaresizliği nasıl öğrendi ve kendilerinden sonra gelenlere nasıl öğretti
Pire Deneyi
Öğrenilmiş acizlik üzerine birçok deney yapılmıştır. Balıklar,
Maymunlar ve hatta Pireler üzerine. Bunlardan biri şöyledir; bilim adamları pireleri 20 cm yüksekliğinde cam bir kabın içine yerleştirirler ve üstüne bir cam tabaka koyarlar.Sonra cam kabı alttan ısıtmaya başlarlar. Isınan pirelerin canı yandığı için sıçramaya başlarlar,
normalde 40-50 cm sıçrayabilen pireler her defasında 20 cm yüksekteki cam tabakaya çarpıp geri düşerler.
Kabın tabanı sıcak olduğu için düştükçe yanan pireler yeniden sıçrarlar.. ve kabın üstündeki cama çarpıp düşerler.
Makul bir süre sonra, pireler 20 cm yüksekteki tavana çarpmamak için, atıyorum, 19 cm sıçramak gibi bir çözüm geliştirirler. Artık tavana çarpmadan sıçrayabiliyorlar. Kap ısıtıldıkça pirelerin sıçradıkları ancak hiç birinin tavana çarpmadıkları görüldükten sonra,
bilim adamları üstteki cam tabakayı kaldırırlar ve tekrar alttan ısıtmaya başlarlar. Ne var ki pireler deneyden önce 40-50 cm sıçrayabilirken, şimdi sadece 19 cm. sıçrıyorlar ve üstü açık olduğu halde  hiç
biri cehennem sıcaklığındaki kaptan kurtulamıyorlar. Çünki o engel
artık hayatlarında ortadan kalkmıştır fakat Beyinlerinden Kalkmamıştır
. Nasılsa şimdiye kadar hep çarptık yine çarparız diyerek denemekden
vazgeçmişlerdir. Bazen birşeylere girişir hayal eder çabalarız fakat bi
takım engeller bunu başarmamıza olanak kılmaz bir süre sonra önümüzdeki
bu engel kalkmıştır fakat biz cesaretimizi kaybetmişizdir amacımıza
ulaşmak artık mümkün fakat bi öğrendiğimiz çaresizlik duygusundan
kurtulamadığımız için bunun farkına varmayız.

 
 
 
Beş Maymun Deneyi
Kafese beş maymunu koyarlar.. Ortaya da bir merdiven ve tepesine de iple muzları asarlar. Her bir maymun merdivenleri çıkarak muzlara ulaşmak istediğinde dışarıdan üzerine soğuk su sıkarlar.. Her bir maymun aynı denemeye giriştiğinde çok soğuk suyla ıslatılır...
Bütün maymunlar bu denemeler sonunda sırılsıklam ıslanırlar..Bir süre sonra muzlara hareketlenen maymunlar diğerleri tarafından engellenmeye başlanır...Suyu kapatıp maymunlardan biri dışarı alınıp yerine yeni bir maymun koyulur. İlk yaptığı iş muzlara ulaşmak için merdivene tırmanmak olur fakat diğer dört maymun buna izin vermez ve yeni maymunu döverler.. Daha sonra ıslanmış maymunlardan biri daha yeni bir maymunla değiştirilir.. Ve merdivene ilk yaptığı atakta dayak yer.. Bu ikinci yeni maymunu en şiddetli ve istekli döven ilk yeni maymundur. Islak maymunlardan üçüncüsü de değiştirilir..En yeni gelen maymun da ilk atağında cezalandırılır.. Diğer dört maymundan yeni gelen ikisinin en yeni gelen maymunu niye dövdükleri konusunda hiçbir fikirleri yoktur..Son olarak en baştaki ıslanan maymunların dördüncüsü ve beşincisi de yenileriyle değiştirilir. Tepelerinde bir salkım muz asılı olduğu halde artık hiçbiri merdivene yaklaşmamaktadır..Neden
mi? Çünkü burada işler böyle gelmiş ve böyle gitmelidir. İşte bu hikâye
bir öğrenilmiş çaresizlik hikâyesidir.
 

anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az


 
Posted at 2008-05-09 09:03:00 PST(UTC-8H)
| Comments(3) | Permanent link
 
Şiir
Binmediğim hiç bir otobüs

Beklemediğim hiç bir durak kalmadı bu şehirde

Gittikçe azalıyor hayat

Neyi erken yaşadıysam

Hep ona geç kalıyorum

Sana göçüyorum her sonbahar

Yolların çıkmıyor aşkıma

Unuttuğun yağmurların adı saklımda

Seni içimden terk ediyorum



Susmaktan yoruldum

Kuşlar ve şarkılar bu şehri terk edeli beri

Efkâr demliyorum gözlerimde

yaşlarımı, yanağıma varmadan öldürüyorum

Tam sancağımdan yaralıyorum kendimi

Alnını yüreğime dayadığın güne bakıp

Seni içimden terkediyorum



Ne unutacak kadar nefret ettin

Ne hatırlayacak kadar sevdin

Yıkık bir duvar kadar bile pişman değilsin biliyorum

Beni hep bulmamak için aradın

Yanılgımdın

Yandığımdın

Yangındın



Sensizliğe yenilmek

Sana yenilmekten zor olsada

Ardımda bir sürü "belki"ler bırakarak

Seni içimden terk ediyorum



Şimdi

İçimde öldürecek bir anı bile bulamayan

İki yarım kaldık

Tamamlayamadık bizi

Elinden tutamadık yalnızlığımın

Saçlarımı da uzaklarına gömdün



İçimin mavisi senin okyanusundandı

Al! Geri veriyorum.

Kilitleri hep yanlış kapılara vurdun

Devrilmiş vagonlara dönerken gözlerim

Sana bensizliği terkediyorum



"Yârime uzanmayan bütün dallarım kırılsın" demiştin

Aşk içinde doğmuşsa nereye kaçabilirdi?



Ne tuhaf değil mi?

İçimi acıtanda sendin

Acımı dindirecek olanda

"Ya öldür beni" dedim

Ya da git benden

İçi bulanık bir sevdanın ucunda

Seni kaybettim

Aldırmadın aldırmalarıma

Bir gecede yakıp yârini

Şafaklara sattın ihanetini

Küllerime basanlar bile utandı yaptığından

İşte soluk bir ömrün son nefesi



Benden...

İçimden...

Terkediyorum...

 
Posted at 2008-02-22 15:45:13 PST(UTC-8H)
Comments(0) | Permanent link
 
bilsende , bilmesende ...

bir ben var sende..

bilsende bilmesende..

hem senden uzak

hem sende...

bir sen var bende...

biraz bende..

biraz sende..

bilsen ne....

bilmesen ne...

 
Posted at 2008-02-20 22:24:02 PST(UTC-8H)
Comments(0) | Permanent link
 
¿?¿

Konuşacaksan öyLe Bir KonuşKi , Inanayım . AqLatacaksan öyLe Bir
aqLatKi , Susmayayım . Gideceksen öyLe Bir GitKi , öLümüne Unutayım ;
Ama Seveceksen öyLe Bir SevKi , KonuşsanDa , GitsenDe , AqLatsanDa Seni
Yüreqimde Yaşatayım..!

 
Posted at 2008-02-14 00:37:13 PST(UTC-8H)
| Comments(1) | Permanent link
 
.. Hayranım Sana ..

Tanırım kendimi

Hiddetim taşar benim

Dalga dalga

Hırçın hırçın

Tokat gibi vurur sözlerim

Yıpratır bedenini

Bilirim seni

Hüzün etrafı sarmışken

Sessiz kalırsın belli belirsiz

Ben bilirim seni

Acı bir tebessüm

Belli belirsiz bir tebessüm



Hayranım sana

Sabrına

Sakince karşımda durup

Meydan okuyan o tavrına

Varlığına



Korkmuyorum

Ruhumdaki fırtınada boğulmaktan

Karanlıkta yollarımı kaybetmekten

Biliyorum kurtarırsın beni sen

Işığım deniz fenerim

Işığım sana aşığım
 
Posted at 2007-12-24 17:08:19 PST(UTC-8H)
| Comments(3) | Permanent link
 
Laf sokmaca dersleri ...
bir telefoncuya giren çocuk nakia 3310'ları incelemektedir.


gülen bir yüzle onu izleyen kasiyere döner ve sorar:


-abi bunun şarjı bi hafta gider mi?


-sırtında bi aküyle dolaşırsan gider


-------------------------------------------------


bir toplantıda bir genç mehmet akif'i küçük düşürmek için sorar;


-affedersiniz, siz veteriner misiniz?


mehmet akif'in cevabı;


-evet, bir yeriniz mi ağrıyordu ?


-----------------------------------------------------------


kulaklarının büyüklüğü ile ünlü galileo'ye hasımlarından biri:


- "efendim", demiş.


"kulaklarınız, bir insan için biraz büyük değil mi?"


galileo:


- "doğru", demiş. "benim kulaklarım bir insan için biraz büyük ama,


seninkiler bir eşek için fazla küçük sayılmaz mı?"


-----------------------------------------------------------


nasreddin hocaya , timurun "seninle bir eşşek arasında ne kadar fark var"


sorusuna hocanın "benimle bir eşşek arasında iki arşın fark var"


demesi.(o esnada hoca ile timurun arasında iki arşın boyu uzaklık


olmaktadır)


-----------------------------------------------------------


muhabir: müslüm bey, hakan taşıyan için arabeskin yeni peygamberi


diyorlar.


ne diyorsunuz?


müslüm gürses: ben öyle bir peygamber gönderdiğimi hatırlamıyorum.


------------------------------------------------------------


bernard shaw ve soylu bir hanimefendi arasındaki bi konuşma


- hanımefendi bin sterline benimle yatarmısınız?


- önerinizi düşüneceğim.


- pekiii bir sterline benimle yatar mısınız?


- siz beni ne sanıyorsunuz???


- madam, sizin ne oldugunuz zaten saptanmış durumda. iş pazarlığa


kaldı.


------------------------------------------------------------



kral tv de vj konu açmıştır benim için nelerinizi feda edersiniz diye


arayanlar soyluyor evimi, arabamı, herşeyimi...vatandaşın biride çıkar


-ben 200 milyon veririm!!


kadın donakalır nası yani?


-sen etsen etsen 50 kilo edersin,kaşarın kilosuda 4 milyon 4x50:200





-----------------------------------------------------------


hoca sınıfa girer, öğrenciler ayağa kalkar selam verir otururlar.


hoca birden dellenir:


hoca : "ben size oturun demedim ki hebele hübele"


eleman: "kalkın da dememiştiniz"


hoca : "...fatal error..."


-----------------------------------------------------------


[ Sansür ] pizzacı kızın telefonda belkide ilk aldığı pizza siparişi:


pizacı kız:buyrun efendim xyz pizza


eleman: 3 tane parça pizza adres: xqw


pizzacı kız:efendim 3 parça pizza gönderemiyoruz en az 5 parça olmalı


eleman: ee iyi o zaman sen o 3'ü 5'e böl öyle gönder...


------------------------------------------------------------


hülya avşar: "hiç aynaya baktın mı? sen de popstar hali var mı?"


ajdar: "aynaya değil ama size bakınca kendimi bayağı star gibi hissediyorum


------------------------------------------------------------ --


ismail dümbüllü sahnedeyken izleyicilerden biri sahneye hıyar atar.dümbüllü hıyarı eline alıp "biri kartvizitini yollamış" der.
 
Posted at 2007-11-03 00:18:44 PST(UTC-8H)
Comments(0) | Permanent link
 
Atatürk ile ingiliz lordu

ingiliz lordu Atatürk'ün daveti üzerine istanbul'a gelir.ingiliz lordu
şerefine verilen yemekte servis yapan türk elindeki tepsiyi
devirir.herkes büyük bi şaşkınlık içinde kalmıştır ve atatürk'ün ne
tepki vereceği beklenirken, atatürk ingiliz lorduna dönerek:

"HALKIM HERŞEYİ BECERİYOR DA Bİ TEK UŞAKLIĞI BECEREMİYOR".
 
Posted at 2007-11-03 00:15:31 PST(UTC-8H)
Comments(0) | Permanent link
 
Pages: 2
1



 
   
 
change language version: bg br bs cn cz de dk ee en es fa fi fr gr hu id il in
it jp ko lt lv ma nl no ph pl pt ro ru sa se sk th tr tw
ua vi
poker page
About us   Contact   Terms of Service   Game etiquette
Copyright © 2003-2008 Ganymede All rights reserved.
Official Partners: www.casesladder.com   www.eliters.com